Argo, kanundan kaçanların dili. Uydurma dil, tarihten kaçanların... Argo, korkunun ördüğü duvar;
uydurma dil şuursuzluğun. Biri günahları
gizleyen peçe, öteki irfanı boğan kement. Argo, yaralı bir vicdanın sesi;
uydurma dil, hafızasını kaybeden bir neslin. Argo, her ülkenin; uydurma dil,
ülkesizlerin.(Cemil Meriç)
BİR HASBİHAL, YÃHUT ÇOK YORULDUM!
Yazar Hüseyin Yılmaz... Sizler gibi, cidden bâzen beni de usandırıyor, beni de yoruyor, beni de bıktırıyor... Hak ve hakîkat fedaisi tavrıyla başını taştan taşa vururken, ben de elem duyuyorum. Kendisine ardına kadar açılabilecek kapıları, yüzüne herkesten önce kendisi kapatıyor. Kendisinden beklenenler, herkesin riayet ettikleri: Herşeyi görmemek, herşeyi duymamak, herşeyi söylememek... Belki birazıcık da, ümerãya yaltaklanmak.... [30.06.2009] >>>>
[devamı] (249)
HER ZÃLİM GİBİ, EVREN DE KORKAKTIR; İNTİHAR EDEMEZ!
Ertuğrul Özkük’ün köşesinde bahsettiğine göre, Evren, darbecilerin yargılanmaları yolundaki talebler yoğunlaşınca tedirgin olmaya başlamış. 92 yaşındaki darbeci daha ne kadar yaşamayı düşünüyor ve yaşamaktan ne anlıyor, bilmiyoruz. Ama sabahın erken bir saatinde Özkük’ü arayıp bir müddet ne kadar mãsum, 12 Eylül darbesinin ne kadar gerekli olduğunu anlattıktan sonra, bütün bunlara rağmen millet kendisinin yargılanmasını isteyecek olursa, yargılanmayı beklemeyip intihar edeceğini söylemiş. Çünkü, yaşlı darbeci için yargılanmak dayanamayacağı bir leke imiş.... [27.06.2009] >>>>
[devamı] (360)