Orhan Ali YILMAZ
BİR “SEÇİM-İ” DAHA GERİ BIRAKIRKEN… 31.03.2009
İşte, sayın okuyucularımız.. Nihayet, “kurbanlık” koyunlar gibi ellerimizin boyanmadığı bir seçime ulaşmış bulunuyoruz.. Sayın devletlülerimiz, “e- devlet’e e-kurumsal’a” geçmiş olmakla “çokça” övünürken, bu arada nedense bi türlü “e- seçim’e” geçemeyen “garip” bir ülkeyiz.. Geçmiş-ten gelen “paranoyalarımız” var çünkü.. “Vatandaşımıza” “yeterince” güvenemiyoruz.. Ya bizi aldatırsa.. Onun için, yine “yasaklarla örülü” bir seçim bizim için en hayırlısı.. “Ka-mu-sal” alanımız da “genişliyo” yine bu aralar; hadi hayırlısı..
Hem, Türkiye’nin geleceği için, insanın “bir gününü” heba etmesinden ne çıkar.. Zaten, “her şey siyaset, pardon, vatan için” değil miydi?.. Yaşlısı olmuş, hastası olmuş, cenazesi olmuş, belki işi çok yoğun olan olmuştu; çok da önemli değildi; zira önemli olan seçimdi..
Asker mi dediniz; onlar zaten “tam bir vatandaş” da sayılmazlardı.. Onların görevi, sadece vatanı savunmaktı.. Onun için de “oy” da kullanamazlardı.. Bu hak, sadece, bu konuda “liyakatlerini” ispat edebilen “rütbeli ve de alaylı” olanlara mahsustu..
Üniversitelerde okuyanlar mı; onlar da bulundukları yeni ülke, pardon ilde “rüşd”lerini henüz ispat edemediklerinden öğrenim gördükleri bu yeni ilde oy kullanamazlardı; haydin memlekete!..
Halen, ne yazık ki, yaklaşık otuz yıl önce yapılan, bir ihtilal Anayasasına “eklemlenen” “yasaklarla ve de paranoyayla örülü” bir Seçim Kanunu ile Türkiye’nin “kaderini” ve de “geleceğini” belirliyoruz..
İşte “güzel” ülkemiz.. İşte Türkiye..
***
Türkiye, yaklaşık yetmiş iki milyon civarında genç nüfusunun yoğun bir ülke.. (31 Aralık 2008 tarihi itibarıyla Türkiye nüfusu 71.517.100 kişidir. Türkiye İstatistik Kurumu) Ve, bu ülkemiz nüfusunun % 75 i il ve ilçe merkezlerinde yaşamakta.. Bu yerel seçimlerde, 48 milyon 6 bin 650 seçmen, 174 bin 902 sandıkta oy kullandığı bilgilerimiz arasında..
***
Bu seçime asıl damgasını vuran ise, bir müessif helikopter kazası sonucu hayatını kaybeden BBP başkanı sayın Muhsin Yazıcıoğlu, arkadaşları ve özellikle de meslektaşımız İhlas Haber Ajansı muhabiri sayın İsmail Güneş oldu. Hepsine Allah’tan rahmet, kederli ailelerine de baş sağlığı diliyoruz.
Buradan, herkesin, şöyle bir ders çıkarması gerekiyor ki; her ne kadar unutsak, göz ardı etsek de, “ölüm” de “en az” hayat kadar “gerçek” aslında hayatımızda.. Hayatı bize veren Kudret, ölümü de O veriyor; bu “kaçınılmaz” ve de “kaçılamaz” bir “gerçeklik” hayatımızda.. Onun için, insan, plânlarını yaparken, ölümü de hesaba katmalı, her an ölebileceğini bilerekten adımını atmalı, çünkü şu hayatta hiçbir şeyin garantisi yok; siz her ay özel hayat sigortanızı “muntazam” yatırsanız da…
|