Etikete göre gösterilen ögeler: ak parti
Ayarlar
Arama
Kayıt Giriş

Hüseyin Yılmaz

Twitter Sayfam:

GÜNCEL MAKALALERİM VE HABERLER

Buradasınız: Anasayfa » Etikete göre gösterilen ögeler: ak parti
Pazartesi, 21 May 2012
Çarşamba, 07 Eylül 2011 10:13

AKP ve PKK

Türkiye ve AKP iktidarı “Kürt meselesinin” içine sıkışıp kaldı.

 

Savaş şiddetlendikçe de çözüm zorlaşmış gözüküyor.

 

Sanırım bunun temel nedeni “çözüm” sözcüğüne kilitlenip “Kürt meselesinin” aslında ne olduğunu unutmamız.

Yayınlandığı yer Ahmet Altan

Bir zamanlar ne Abdullah Öcalan vardı ne de PKK… Gökten bir gece vakti de yağmadılar topraklarımıza. Hilkatın büyük sırrı orada da işlemiş ve bir sebebe bağlı olarak gelmişlerdi. Yâni onlardan önce onları doğuran ve taşıyan sebepler yaşamaya başlamıştı topraklarımızda…

Yayınlandığı yer Önce Kelam

Akl-ı selimin kaybolduğu zeminlerde müsbet hiçbir netice hâsıl olmaz… Cânı yanmış, asabiyeti kabarmış insanların insanlık vasfı hayvanlığa rücû eder; canavarca bir hayvanlık…

 

Kâinatın Efendisi, "Çok kuvvetli, insanları güreşte

yenen kimse değildir; asıl kuvvetli kahraman, gazab zamanında nefsine sahip olandır."buyurmaktadır. Sabrın neticesini de şu hadisle tuğralar, Peygamberlerin Peygamberi: "Hiç kimseye sabırdan daha hayırlı bir mükâfat verilmemiştir."

Yayınlandığı yer Önce Kelam

Devletlerin sebeb-i vücudu istinâd ettikleri millettir. Meşruiyetlerini de, güçlerini de bu istinâddan alırlar. Eski tâbirle mazruf değil, zarftırlar; mektubu olmayan zarf yok hükmündedir; millet istinâd etmeyen devlet de öyle…

 

Şurası muhakkak ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruluşundan beri millete istinâd etmedi. Millete istinâd etmedi, çünkü millete rağmen ve milleti arzu etmediği bir istikamette değiştirmek üzere Osmanlı’nın altıyüz yıllık hasımlarının telkin ve dayatmaları istikametinde kurulmuştu. Din ve târihin amansız münkiriydi…

Yayınlandığı yer Önce Kelam
Perşembe, 23 Haziran 2011 09:08

Yine aynı dert, aynı yara!..

Evi cayır cayır yanmakta olan insanın bütün telâşı bir ân önce yangını söndürmektir. Ne hafiften bir türkü tutturabilir, ne bir tebessüm kanatlanabilir dudak uçlarından; ne de beşerî bir arzu iştahlarını kabartıp kanını tutuşturabilir.

 

Otuz küsur yıldan beri ocağı kül olmakta olan insanın hâlet-i ruhiyesi içindeyim. Aynı mevzuu kaç sefer yazdım, kaç sefer söyledim; bilmiyorum… Ne yazması, ne söylemesi?.. Her kelime alevden bir gülle, her ağız açışım bir feryâd… Ama bu yangını söndüremedim, dikkâtleri çekemedim…

Yayınlandığı yer Önce Kelam
Cuma, 17 Haziran 2011 16:40

Yeni Anayasa ve Kürt Meselesi...

Bu yazıyı kaleme almaya başladığım âna kadar binlerce makaleye mevzu teşkil etmiş, binlerce tahlilin ışığını görmüş seçim neticelerine temas edecek değilim. Vaziyet ortada…

 

Üzerinde durmak istediğim husus, yeni anayasa ve çözüm hayatiyeti devam eden Kürt Meselesi…

 

Seçim safahatı boyunca zaman zaman asla tasvib etmediğim milliyetçi bir dili mecburiyet zannı ile tercih etmesine rağmen, Başbakan ve çekirdek kadrosunun ırkçı olmadığını biliyorum.

Yayınlandığı yer Önce Kelam

Dünyanın neresinde seçimlere katılım yüzde 87 olsa (yanlış okumadınız 87!) ve seçime giren onca partiden biri toplam oyların yarısını alsa, ona ‘ezici bir seçim zaferi’ denir. AK Parti’nin oyları Suriye’nin toplam nüfusuna eşit. Seçimde oy kullananların sayısı ise Suriye, Lübnan, İsrail (Filistinlilerle birlikte) ve Ürdün nüfusu kadar.

Ve düşünün ki, yüzde 87’lik katılımlı bir seçimde oyların yarısını elde etmiş olan parti, 2002’de yüzde 34, 2007’de rejimin üzerinde asker gölgesi inmişken yüzde 47 almış olsun ve oylarını yeniden arttırmış olsun.

Yayınlandığı yer Cengiz Çandar
Salı, 14 Haziran 2011 16:58

Yeni Dönem

Siyasi tarihimizin en muhteşem başarısını, seçimleri arka arkaya üç defa ve her seferinde oylarını arttırarak kazanan AKP ve Başbakan Erdoğan elde etti.

 

Her açıdan hak edilmiş bir başarı bu ve görebildiğim kadarıyla üç önemli ayağı var.

 

Birincisi, AKP’nin ekonomiyi bu kriz döneminde bile büyütebilmesi ve ülkenin her yanına hiç duraksamayan bir çabayla hizmet götürebilmesi, böylece vatandaşta belki de ilk kez “ben önemliyim, bana hizmet ediliyor” duygusu yaratması.

Yayınlandığı yer Ahmet Altan
Çarşamba, 08 Haziran 2011 22:38

AKP Otoriter mi?

AK Parti’nin Türkiye’de ekonomiyi ve demokrasiyi geçen dokuz yılda geliştirdiği bir gerçektir. Peki, öyleyse, “AK Parti’nin otoriterleştiği” eleştirileri nereden çıkıyor?

Bunu izah etmek için bir örnek vereceğim...

28 Şubat’ta Çevik Bir “Türk- İş’in konuşma özgürlüğü var da Genelkurmay’ın yok mu? Genelkurmay da görüş açıklama özgürlüğünü kullanıyor” diye

Yayınlandığı yer Taha Akyol
Çarşamba, 08 Haziran 2011 14:55

AK PARTİ’NİN DEVLETLE İMTİHÂNI

AK Parti, kitlelerin ümidi, milletin iktidara yürüyen ekibiydi, mektebli yüzüydü halkın... Devlet, onların mü’min parmaklarında yeniden şekillenecek, zâlim ve cebbar asırlık müstebid, yerini rahmanî bir meleğe bırakacaktı. Kozanın sert kabuğu yırtılacak, hürriyete kanat çırpacaktı kelebek. Ülkemiz bu kadroların himmetiyle sulh ve selâmete kavuşacak, Dicle kıyılarınının iki bin yıllık hülyâsı hakikat olarak tecelli edecek, kurt ile kuzu Mezopotanya’nın kadim sularına kardeş kardeş birlikte eğileceklerdi... Heyhat!... Olmadı, olmuyor...

Yayınlandığı yer Arşiv
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 2

Tuyan Tasarım