Kürt Meselesinin çözümü için re’sen demokrasi.
Ayarlar
Arama
Kayıt Giriş

Hüseyin Yılmaz

Twitter Sayfam:

GÜNCEL MAKALALERİM VE HABERLER

Buradasınız: Anasayfa » Önce Kelam » Kürt Meselesinin çözümü için re’sen demokrasi.
Salı, 22 May 2012

Kürt Meselesinin çözümü için re’sen demokrasi. Vurgulanmış

Orta veya uzun vâdede, mevcut gidişata göre, mukadder olan bir neticeyi değiştirmek için çırpınmak: beyhûde!.. Üzülürsünüz, yıpranırsınız, yorulursunuz ama netice değişmez. Neticeyi mukadder kılan şartları değiştirebilirseniz netice de değişir, değişebilir...

Orta ve uzun vâdede mevcut şartların devamının Kürtlerle Türkleri kesin bir yol ayırımına sürükleyeceği muhakkak. Bu mukadderattan elem duyuyor olmak, gelişini engellemeye kâfi gelmiyor.

 

Devlet bu neticeyi bütünüyle engellemek için kafa yormaktan çok, mümkün mertebe mevcudu muhâfaza ile geciktirmeye çalışıyor... Çünkü ya bütünüyle nasıl engelleyebileceğine dair bir fikri yok, ya da bildiği hâlde o yoldan yürüyerek bu ayrılığı engellemeye gönlü el vermiyor...

 

Devletin zehâbına göre, Kürt Meslesi, PKK’nın eseridir. Hâlbuki, hakîkat tam aksidir: PKK, Kürt Meselesi’nin eseridir... Kürt Meselesi’nden bütünüyle kurtulmanın yolu, PKK’dan kurtulmak değildir; hele hele PKK’yı kahredici bir güç ile imhâ etmek hiç değildir... PKK’yı tek ferdini yaşatmayacak şekilde imhâ etmeniz, bütün unsurlarıyla birlikte öldürmenizin tabiî neticesi onu netice veren Kürt Meselesi’ni iyice kin, nefret ve düşmanlık zeminine oturtmak ve bilemektir.

 

Zirâ, PKK’lılar kahir ekseriyeti ile Kürt çocuklarından müteşekkildir... Her birisinin varlığı beş kişilik bir çekirdek âileyi değil; bâzen yüz, bazen de bin kişiyi ilgilendirir. Geniş âile ve aşîret yapısının ördüğü akrabalık bağları sebebi ile beş bin PKK’lı öldürecek olsanız, neredeyse Türkiye Kürtlerinin tamamına bir akraba sancısı yaşatırsınız. Araya bu çapta kan girdiği ânda, haklı haksız aranmadan bu coğrafyayı ebediyen kaybedersiniz...

 

Eski zamanda değiliz, milyonlarca mensubu bulunan bir kavmi öldürmeye kimse muktedir değildir. Böyle birşey mümkün olsaydı, İsrail bin kere Filistin halkını öldürerek yok edebilirdi... Kürtleri, tek ferdini geride bırakmaksızın imhâya gücünüz yetmeyeceğine göre, onları kazanmanın bir yolunu bulmalısınız.

 

Bu ifâdelerle PKK’lıları koruduğumu düşünen aptallık eder; bütün hayat ve düşüncem ortada... PKK’yı da, düşünce tarzını da, tavır ve hedefini de asla ve asla tasvib etmediğimi belki bin kere yazdım. Aksine korumaya çalıştığım; Türkler ile Kürtlerin bin yıllık kardeşliğidir, büsbütün onu kaybetmemektir.

 

Kürt Meselesi’ni bugüne taşıyan şartlar belli: Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğu günden beri Kürtleri yabancı ve tehlikeli addetmiş, öyle de davranmıştır... Kürtlere devletin tanıdığı hayat hakkı, Türklük çerçevesindedir. Bu çerçevede insâniyetin de İslâmiyet’in de yeri yoktur...

 

Meselâ hiçbir devletlü Türk, “Yahu, benim çocuğum annesinden öğrendiği dil ile tahsil hayatına başlıyor, ama bu gariban Kürt çocukları hiç bilmedikleri bir dil ile başlıyorlar... Bunda bir tuhaflık var, bir yanlışlık var!” demiyor. Bırakın böyle düşünmeyi, daha düne kadar bir çok yerde üç beş kelime Kürtçe konuşmaları bile suçtu...

 

Hani kardeştik! Hani Çanakkale’de, Yemen’de, Viyana önlerinde birlikte şehid düşmüştük! Hani aynı Allah’a inanıyorduk, aynı peygâmberin ümmetiydik, namazda aynı duaları okuyorduk!..

 

Daha önce defalarca yazdığım bir düşünceyi Gülay Göktürk de bir kaç gün önce “Re’sen Demokrasi” başlığıyla yazdı. Re’sen demokrasi, devletin Kürt vatandaşlarına geçmişte verilmemiş haklarının tamamını kendiliğinden, hiçbir şarta bağlamadan, hiç kimse ile pazarlık mevzuu yapmadan, tek taraflı bir irâde göstererek vermesidir. Emin olunuz, Kürt Meselesi’nin bundan daha kestirme, bundan daha kalıcı ve bundan daha yakın bir çözümü yoktur.

 

Ankara, er veya geç bin yıllık bağrından Kürt kardeşlerinin bütünüyle kopup gittiklerini, gövdesinin âdeta ikiye yarıldığını görmeyi gerçekten istemiyorsa atabileceği en kansız, sancısız ve zararsız adım re’sen demokrasi adımını bir an önce ve tereddütsüz atmakdır.

 

Yok, ben PKK’lıları imhâ edebilirim, Kürt Meselesi’ni de bu şekilde bitirmiş olurum diye düşünüyorsa, Kandil orada... Ama unutulmasın ki, PKK’lıları bütünüyle öldürmek Kürt Meselesini bitirmez, aksine büsbütün içinden çıkılmaz bir cesâmete ulaştırır...

 

Bugün

Hüseyin Yılmaz

Hüseyin Yılmaz

Hakkın hâtırı âlidir, hiçbir hâtıra fedâ edilmez.

Websitesi: www.hyilmaz.net

Yorumyapın

(*) gösterilen alanlar mecburidir.

Tuyan Tasarım