Vah İdris Nâim Şahin Bey, vah!..
Ayarlar
Arama
Kayıt Giriş

Hüseyin Yılmaz

Twitter Sayfam:

GÜNCEL MAKALALERİM VE HABERLER

Buradasınız: Anasayfa » Önce Kelam » Vah İdris Nâim Şahin Bey, vah!..
Salı, 22 May 2012

Vah İdris Nâim Şahin Bey, vah!.. Vurgulanmış

Siyâsete bilfiil mesafeli durduğumu, idârî bir vâsıtadan öte bir kıymet atfetmediğimi defalarca yazdım; dostlarım da bilirler... O kadar ki, çoğu siyâsetçinin değil kısa târihçelerini, isimlerini bile bilmem...

Tarafdarlık ve sadâkatım insana değil; insanî olanadır. İnsanı değil, düşünceyi ve tavrı red veya kabul ederim. Onun için kayıtsız şartsız destek bekleyen dostlarımı bile çoğu zaman şaşırtmış, üzmüşümdür.

 

Yazılarımı okuyanlar, karanlık bir devrin zifirî zindanlarına bir nebze ışık tuttuğu için AK Parti’yi alkışladığımı bilirler. Süfyanist yapılanmanın dehşetli bir diktatörlüğe inkılâb ederek hayatiyetini bir asırdır devam ettirdiği bu ülkede AK Parti’inin yaptıklarını küçümsemekten Allah’a sığınırım. Böylesi dehşetli bir zulmü de vebali de irtikâb etmem...

 

Ne var ki, AK Parti de eskilerin tabiriyle “lâ-yuhtî” (Günâhsız, hatasız, kusursuz) değildir. Bu dehşetli zamanda mümtaz bir ferd bile bütünüyle günâh ve kusurlardan münezzeh olamıyorken milyonlarca efrâdı bulunan bir partinin kusurdan münezzeh olması beklenemez...

 

Nitekim “Şike Yasası”, milletvekilleri maaşlarına yapılan ölçüsüz ve aşırı zam, bâzı meselelerde askerin hâkimiyet tesisine göz yumulduğu intibaı uyandıran gizli mutabakatlar partinin hata ve kusurları olarak amme efkârında rahatsızlık meydana getirirken ferdlerin tarz ve hatası gibi tezâhürler de görülebiliyor.

 

Daha çok kişi ile ilgili bir problem gibi görünmesine rağmen İdris Naim Şahin Bey’in İçişleri Bakanlığı koltuğunda otururken söylediği kabul-ü imkânsız sözler maalesef ciddi şekilde rahatsızlık meydana getiriyor. İçişleri Bakanlığı gibi mühim ve hassas bir mevkide bulunan bir ismin çok daha dikkatli olması beklenir. Halbuki, İdris Naim Bey bütün serhadleri yıkan, bendini aşan seller gibi taşkın akıyor.

 

Yüzlerce örnek saymak kãbil ama meselâ fakir İzmir Konak karakolunda çâresiz bir kadını insafsızca döven polisler için, “Konak meydanında asalım mı?” demesini dehşet ve şaşkınlıkla karşılamıştı. Bu fütursuzluk, bu mazlum ve mağduru kahredecek hoyratlık bir İçişleri Bakanına yakışacak şey değildi. Mü’min vasıflarını sık zikrettiğim Erdoğan’ın ekibinden bir isim için de cidden büyük tâlihsizlikti.

 

Bu fütursuzluğu zihinlerimizde bütün canlılığı ile dururken İdris Naim Bey yaraya tuz biber değil, kezzab mesabesinde bir çıkışla bir daha düşüncelerimizi darmadağın etti. İdris Beyin söyledikleri cidden hem çok utandırıcı hem de çok ümid kırıcı:

 

“Terör örgütünün yürüttüğü çalışma sadece dağda, bayırda, şehirde, sokakta, arka sokaklarda haince pusu kurarak yaptığı saldırılardan ibaret değil.Bir başka ayağı daha var.Bilimsel terör var...Resim yaparak, tuvale yansıtarak, şiir yazarak, şiire yansıtıyor, günlük makale yazarak. Hızını alamıyor.Terörle mücadelede görev almış askeri ve polisi, sanatına çalışmasına konu yaparak demoralize etmeye çalışıyorlar. Terörle mücadele edenle bir şekilde mücadele ediliyor. Arka bahçe İstanbul’dur, İzmir’dir, Bursa’dır, Viyana’dır, Londra’dır, Washington’dur, üniversitede kürsüdür, dernektir, sivil toplum kuruluşudur... Arka bahçede ayrık otuyla ayrık otları birbirine karışıyor. Bir kısmı faydalı, bir kısmı zehirli...”

 

Hayır, bu tâlihsiz ifâdeleri tahlil edecek değilim; tahlil ve tasnife kabiliyeti de yok zâten. Şu kadarını söylemek istiyorum ki, AK Parti’nin geçmişinde ciddi hizmetleri olduğu anlaşılan İdris Naim Bey’in yeri maalesef İçişleri Bakanlığı değildir, hele bu nâzik zamanda hiç değildir... Partinin de kendisinin de daha fazla zarar görmemesi için bir şeylerin yapılması gerektiği âşikâr...

 

Bugün

Yorumyapın

(*) gösterilen alanlar mecburidir.

Tuyan Tasarım